-I- Dikenli yollarında hayatın Çaresiz kırılganlığını gördükçe Bir deva sunamamış olmanın yanmaklığı ile -ve bir diken de ben olmayayım diye- Sevgimi yükleyip kalbine Sana veda ediyorum Gönül kapındaki nöbetlerime Artık elveda diyorum
-II- Hem öğrenmek gerekiyormuş Hayatta her şeyi Merhaba demenin sıcaklığı ile hücre hücre ısınmayı Elveda derken itilmişliğin acısıyla -Ruhum bedenimden ayrılırcasına- Hayalinden kopmayı Unutmak mümkün olmasa hatta Gene de unutmayı Hatta gidişlerin, bilinmez kıvrımları olan Ne amansız yollar açtığını Unutmaya yetmeyecek kadar kısa olduğunu ömrün, Anlamayı Öğrenmek gerekiyormuş
-III- Çok söz istemezmiş ayrılıklar Vedalar, gözlerdeki hüznün Artık kirpiklerce saklanamaz olmasından Başka bir şey değilmiş Hatta daha iyi anlatırmış Kılıçla kesilmeyecek denli susmaklar Yine de ardını dönünceye kadar hapsedilirmiş Gözlerin kasırgasındaki ağlamaklar
-IV- Kızmamalısın bana gittiğim için Hatta mutlu bile olabilirsin Yok, yok başka bir sevgiye değil benim gidişim Gidişim sadece gönlünün açıl-a-maz kapısında Dilenmekliğime son verişimdir; bilmelisin Hatta kıymetini bilip özgürlüğünün Hayata şöyle sımsıcak gülmelisin
-V- Vedadan kaçış yokmuş ey yar Vedadan kaçarken bunu öğrendim
Ne çıkar hiç bakmamışım kara gözlerine Ellerinden hiç tutmamışım ne çıkar Sonra sığdıramamışsın da beni o çocuk yüreğine Hüzünlerimi acılarımı katık etmek istememişsin Çocukluğunun saf gülümseyişlerine Ne çıkar
Hiç görmese de gözlerim gözlerini Dokunmasa da ellerine ellerim Dinleyemese de kulaklarım Çırpınışını kuş gibi kafesinde yüreğinin O ılık nefesinle ısınmasa da buza kesmiş yüreğim Masallar anlatmak istemese de dillerin bana Ne çıkar
Yine de mutlu olmak için sebebim var Değil mi ki bir yürek daha büyüdü Yüreğime dokunarak Ve fark etti Karanlık sulara kucak açmanın esrarengiz dehşetini Adım atmadan bilinmezlere Kendi dünyasına ricat etti Değil mi ki bu yolculuğun faturası da benim yüreğime kesildi Bir kere daha geri çevrildi sevgisi Ve bir kere daha erişilmez uzaklara itildi Olsun yine de ne çıkar Bir çocuk daha öğrendi Bu yüreğe tutunarak annesinin eteğini bırakmayı Ve sonra öğrendi Tutunduğu yüreği azat etmeden ortalıkta unutmayı
Ne çıkar yine de ne çıkar Bu yürek öğretme hevesinde olduktan Ve hayatı baştan ayağa sevgi olarak Duyumsamaya devam ettikten sonra Hangi yolda bırakılış kırabilir ki onun umutlarını Hangi ihanet vazgeçirebilir Sevilmeye değer yürekleri sevmekten Hangi gözyaşı kurumaz sanki Karanlık geceler sabahlara ererken Güneş doğarken unutturmaz hangi sancıyı Hangi ayrılık sonsuz dek yakan bir ateş olabilir ki Ve sevmekten başka ne yaşabilir ki bu kurak çöllerde
Her şeye rağmen ne çıkar diyorum işte Ne çıkar sevilmemişim Ne çıkar ihanetlere kurban verilmişim, Hatta terk edilmişim ne çıkar Yas tutmak yok Onurla vakarla dimdik geleceğe yürümek var
Ben hayattayım ya Sevgiyim ya Bundan öteye ne var Varsın olsun ihanetler Varsın olsun kötülükler Ama iyi de var Sevgi de var
Kalemi kır gitsin; Söyleneni unut,sözde söyleme yazsınlar diye Kara incileri takma boynuna, Takma anlatamadım bir türlü diye…
Ceketi sırtına vur gitsin; FakirliÄŸi de unut, yaÄŸmurda yalın ayak yürüme Pembe giysilerini arama dolabında Arama mutluyum demek için birilerine…
Sor bir soru da gitsin; DoÄŸruyu unut,yalanı hiç alet etme Yalancı da deme… Bakma ellerine titriyor mu diye Bakma sen gözler yalan söylemez diyene Bakma GÖZLERİNE…
Bir yudum taÅŸa takıl gitsin; Gördüğünü unut,hissetme bile Düşme de… Gücü bırak giderken geride Cesareti de yanına alarak ödüllendirme Åžuursuzca vur gitsin, Düşünme kime çarpar diye….
Karanlık sokaklara dal gitsin; GüneÅŸi dileme,ay’a aldanma
Bir değneğe dayalı hayat HA düştü HA düşecek
Bakıp ta HAYAL KURMA…
YAZMA… geriden gelen, sonunda anlasın Bırak hayat her bakıştan bir kayıt yapsın
Şimdi çok uzak bir hatıra gibi O yaşadığımız Boynumda bilmece gibi bir düğüm
Dört kısa günden bana Bir garip sızı kaldı Bir de deli özlemin
Ben senin gözlerinin Yalan dolan bakışlarını bile sevdim Ben sana bir annenin Evladına duyduğu hisleri besledim Ben senin bal gözlerinde Dört kısa günde bilsen neler neler gördüm Sahte ile gerçeğin karmaşasını Yine de, sevgini özledim
Özledim ellerini, gözlerini Ve yanık kokunu özledim
İnsan böyle bir duyguyu yaşarken Gerçek yaşamla tüm bağlantıları Kopmuşçasına ayakları yerden kesiliveriyor Hoş bir zaman bu bağlantısızlık da Yaşam kadar gerçek ve doğal Biliyor musun? Belki iyi oldu ama biz yere erken indik Şimdi yarım yaşanmış o şey Boynumda düğüm
Dört kısa günden bana Bir garip sızı kaldı Bir de deli özlemin
Dört günlük birşey işte Güzeldi, yaşandı ve bitti diye düşündük Oysa bir duygusal yük vurduk yüreklerimize Kırılıp döküldük Bir zaman gözlerimizde çiçek açardı Biz her umudu söndürdük Özledim çiçekleri Sevdiğimiz ne varsa her şeyi özledim
Özledim ellerini, gözlerini Ve yanık kokunu özledim